Dilleri Zehirli Anne BABALAR
- abdullah korkmaz
- 26 Eki 2021
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 1 Tem 2022
Söz acıtmaz derler ama doğru değil. Sözel taciz olarak geçen, hakaret, onur kıran azarlayan, küçük düşüren davranışlar ve kırıcı eleştiriler, çocuklara kendileri hakkında olumsuz mesajlar gönderir.
Birçok anne baba arade sırada çocuklarına küçük düşürücü sözler söylemiştir. Fakat sık sık bir çocuğun dış görünüşü, zekası, becerileri, insan olarak değeri hakkında yapılan sözel ataklar sözel tacize girer.
“Fiziksel ve sözel şiddet arasında seçim yapmam gerekse, dayak yemeyi seçerdim. En azından dayağın izleri belli olurdu. İnsanlar bana acırdı. Yediğim hakaretler yalnızca beni çıldırtmakla kalıyor. Yaraları görünmüyor. Kimsenin umurunda değil yaşadıklarım. Morluklar , sürekli aşağılanmanın oluşturduğu yaralardan daha çabuk iyileşiyor.”
Sözel tacizci anne babaların iki farklı saldırı şekli vardır. Bazıları açıkça ve kötü niyetli bir şekilde çocuklarını aşağılarlar. Çocuklarına devamlı aptal, işe yaramaz, geri zekalı, beceriksiz diyebilirler. Bazıları, keşke seni hiç doğurmasaydım, seni doğuracağıma taş doğursaydım diye bağırınırlar. Çocuklarının hislerini hiçe sayarlar, söylediklerinin çocuklarının üzerinde yaratabileceği uzun vadeli zararları düşünemezler.
Bazıları da dolaylı yoldan çocuklarını taciz ederler; iğneleyici alaycı ifadeler kullanırlar, çocuklarını aşağılayıcı lakaplarla çağırırlar. Bu anne babalar çoğunlukla davranışlarını, oluşturdukları mizah perdesinin arkasına saklarlar. Allah akıl dağıtırken sen nerdeydin. El alem deliye biz akıllıya muhtaç gibi şakalar yaparlar.
Çocuk ya da başka bir aile ferdi şikayet edecek olsa, tacizci onları genellikle şakadan anlamamakla suçlar. Şaka yaptığımı o biliyor ki der, sanki tacize uğrayan çocuk oyunun bir parçasıymış gibi.
Kim ne derse desin hemen duygusallaşabiliyorum çok hassasım hiçbir şeyi boş veremiyorum. Devamlı birileri benimle dalga geçiyor gibi geliyor. Geceleri gün boyu insanların bana söylediklerini tartmaktan uyuyamıyorum. Söylenenleri devamlı olarak olumsuz olarak yorumluyorum.
Yukarıdaki yorumları yapan danışan, çocukluğunun en kuvvetli hatırası olarak babasının devamlı olarak onu küçük düşüren aşağılayan şakalar yaptığını söylemiştir. Ailenin diğer fertleri de güldüğünde kendisini tamamen dışlanmış hissedermiş. Dalga geçmesi yetmiyormuş gibi bazen de bu çocuk benim olamaz kesin hastanede karıştı geri götürsek doğru çocukla değiştirebilir miyiz acaba gibi şeyler söyleyerek çocuğu korkuturmuş.
Çocuklar gerçekle şakanın tehditle takılmanın arasındaki farkı ayırt edemez. Aşağılayan mizah, ailede ciddi yaralar açar. Çocuklar şaka yollu takılmayı gerçek zannederler. Seni komşuya veririm denen bir çocuk bunun şaka olduğunu anlayabilecek bir bakış açısına sahip değildir. Gerçekten bir gün terk edileceğiyle ilgili kabuslar görmeye başlayabilir.
Sağlıksız anne babalık sadece vurmak değildir. Hakaret, alay etmek, aşağılamak, lakap takmak da çocuklarda derin yaralar açabilir.
Çocuklar anne babalarının kendileri hakkında söyledikleri şeylere derinden inanır ve içselleştirirler. Korunmasız çocuklarına bu tip şakalar yapan anne babalar aslında birer sadisttir.
Sürekli dalga geçilen ve aşağılanan çocuk, bu duruma karşı çıkacak olduğu zaman şakadan anlamamakla suçlandığı için kaçacak bir yeri olmaz tüm duygularını içine ata ata aşırı hassas kırılgan, utangaç ve insanlara güvenemez bir hale gelir.
Sözel Tacizci Anne Baba Türleri
Bir çok anne baba da yol gösterme etiketi altında sözel şiddette bulunur.hakaretlerini ve eleştirilerini haklı çıkarmak amacıyla “senin iyiliğin için söylüyorum“, “hayat çok zor sana dayanıklı olmayı öğretiyorum” gibi sözler söyler. Eğitim maskesi arkasına saklanan bu şiddeti çocuğun fark edebilmesi de çok zordur.
Bazı anne babalar tek isteklerinin çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek olduğunu söyler. Ama bir yandan çocuklarını başarıya ulaşmak için teşvik ederken bir yandan da ne kadar beceriksiz olduğunu hissettiren mesajlar verir. Bu çocuklar hayatı boyunca kendini sallantıda hisseder. Hiçbir yaptığından emin olamaz. İyi bir şey yaptığını düşündüğü zaman annesi ya da babası tarafından hemen değersizleştirilir. Aslında bu anne babalar kendi değersizlikleriyle savaşmaktadırlar. İnsanın kendi yetersizliklerine örtbas etmek için başkalarına eleştirmesi, kısa sürede iki kişi arasında ciddi bir rekabete dönüşür.
Ruh sağlığı yerinde olan anne babalar, büyüyen çocuklarının becerilerini sevinç ve heyecanla karşılarlar. Rekabet eden anne babalarsa kendilerini yoksun hissederler, endişe duyarlar, hatta bazen bu durumdan korkarlar. Duygularının sebeplerini bilmedikleri halde hissettiklerinden çocuklarını sorumlu tutarlar.
Devamlı rekabet içinde olan anne babalar, aslında kendileri çocukluklarında yoklukla mücadele etmiş bireylerdir. Yiyecek , giyecek ya da sevgi bulmakta zorlanmış olan bu insanlar hala bir şeylerin yetmeyeceği korkusuyla yaşarlar. Kendi anne baba ya da kardeşleriyle yaşadıkları rekabeti çocuklarıyla yaşatmaya devam ederler. Bu haksız rekabet de çocuklar üzerinde aşırı baskı oluşturur.
Sözel şiddete başvuran anne babalar , herhangi bir açıklamanın arkasına saklanmadan sanatlarını icra ederler. Çocuklarını acımasız hakaretlere, aşağılayıcı takma isimlere maruz bırakırlar. Bu anne babalar ne çocuklarına yaşattıkları acıya ne de açtıkları yaralara duyarlı değildir. Bu tür hakaretler çocuklarının öz değerinde ciddi psikolojik yaralar oluşturur, onları hayat boyu acı duyacakları bir şekilde damgalar.
Comments